El Cerrahisi (Mikrocerrahi)

“Mikrocerrahi Uygulamalı El Cerrahisi” isminden anlaşıldığının aksine, ele münhasır küçük bir cerrahi değildir.

Bütün ekstremitelerdeki ( el, kol, ayak, bacak, parmak gibi) oldukça komplike sorunlarla ilgilenen bir cerrahi dalıdır. Klasik Ortopedi ve Plastik Cerrahinin dışında kalan daha ciddi ekstremite sorunları (kopuk, ezik, çoklu kırıklar, damar- sinir kopmaları…gibi) ile ilgilenmektedir. Nitekim bu uygulamada, ekstremitelerde aynı anda mevcut damar- sinir, tendon, adale sorunlarının yanı sıra kemik ve deri ile ilgili ciddi sorunlara, gerektiğinde mikrocerrahi işlemler ile en etkin çözümler amaçlanmaktadır.

Söz konusu bu ekstremite sorunlarına ek olarak, doğuştan olan anormallikler, sinir sıkışmaları, sonradan olan hastalıklar, iş kazaları, trafik kazaları, elektrik yanıkları, diğer yanıklar, travma ve yanık sonrası oluşmuş sekeller gibi komplike durumları içerir . Tedavide, sinirlerin onarımı, sinir sıkışmalarının gevşetilmesi, tendon transferleri ile kaybedilmiş hareketlerin yeniden kazandırılması, doku nakilleri, parmak nakilleri, el- kol replantasyonu ( kopan el, kol, bacak…vb. uzuvların) gibi oldukça komplike ve hassasiyetli işlemler uygulanır.

Bunun yanı sıra elektrik yanıkları, termik veya kimyasal yanıkların etkin tedavisinde lezyonun derinleşmesini, genişlemesini önleyecek şekilde damar onarımları, doku nakilleri gibi işlemlerle uzuv kayıplarının azaltılması veya önlenmesi amaçlanmaktadır. Vücudumuzda canlı olarak bulunan tüm doku ve organların kan dolaşımına ihtiyacı vardır. Kalbimizin pompaladığı kan atar damarlar aracılığı ile bu dokulara ulaşmakta onların ihtiyacı olan oksijen ve temel diğer ihtiyaçları taşımaktadır. Dokudan çıkan toplar damarlar ise burada oluşan karbon dioksit ve diğer atık malzemeleri de ortamdan uzaklaştırmaktadır. Kısaca bir dokunun hayatiyeti ona devamlı kan gelmesine, buradaki hücrelerin ihtiyacı olan gaz ve madde alışverişini tamamladıktan sonra dönmesine bağlıdır.

Örneğin yanığa bağlı olarak damarda tıkanma ve dolayısıyla kangren gelişebilir. Bu durum uzvun sağlam görünüyor olmasına karşı kaybına sebep olmaktadır. Mikrocerrahi damar onarımları, doku nakilleri gibi işlemlerle uzuv kayıplarının azaltılmasını da sağlayan bir disiplindir.

Tek elden aynı anda yapılan farklı operasyonlar ile klasik cerrahi uygulamaya yeni bir ufuk açmakta olan “EL CERRAHİSİ”, anlaşılacağı üzere, ekstremitelerdeki damar, sinir, tendon gibi farklı dokuların ilgili olduğu cerrahi branşlarında da (ortopedi, plastik cerrahi, genel cerrahi, damar-sinir cerrahisi gibi) deneyimli olmayı gerektiren “multidisipliner” bir cerrahidir. Diğer cerrahi branşların deneyimi El Cerrahisi uzmanında varolmalıdır.

Hastanemizdeki Uygulamaları

Cerrahi anlamda güçlü bir altyapısı olan hastanemizde de “EL CERRAHİSİ” uygulamaları gerçekleştirilebilmekte ve son derece başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Üstelik hızlı bir biçimde müdahale edilmesi gereken bu tip operasyonlar için ameliyathanemiz ve ekibimiz 24 saat hizmet verebilmektedir.

2005 yılından bugüne 2000’in üzerinde iş kazaları nedeniyle oluşan uzuv kopma ve yaralanmaya bağlı olarak Mikro Cerrahi Uygulamalı  El Cerrahisi ameliyatları başarı ile  gerçekleştirilmiş ve sağlıklı bir biçimde işlerine dönmeleri sağlanmıştır.

Diğer branşlarda, S.G.K. ile anlaşmalı olan hastanemizde bu tip operasyonlar sonrası hastanın alması gereken raporlar da verilebilmektedir. Mikrocerrahi uygulamalarının özellik gerektiren bakımları sebebiyle, bu konuda eğitimli, deneyimli hemşire ve personelin 24 saatlik gözetiminde, tek kişilik odalarımızda hastalarımızın takip ve tedavileri ihtimamla yapılmaktadır.

Bu çok özel operasyonlar sonrasında tamamiyle ekip çalışması ile takip edilen hastanın, uzvunu tekrar eskisi gibi kullanabilmesi için hastanemiz bünyesindeki El Cerrahisinde deneyimli fizyoterapistler tarafından, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon ünitesinde egzersiz ve tedaviler yürütülmektedir.

Uzuv Kopmasında Yapılması Gerekenler

Ezik yaralanmalar veya kopmalar şeklindeki ekstremite yaralanmalarında, kan dolaşımı hiç olmayan dokularda hücre ölümü gerçekleşeceğinden bunların kurtarılabilmesi için süre kısıtlıdır. Öncelikle genel durumu toparlandıktan sonra hasta zaman kaybetmeden mikro cerrahi merkezine yönlendirilmelidir.

Kritik süre parmakta 6-8 saat iken, daha üst seviyeye geldikçe bu süre kısalarak 4-6 saate düşmektedir. Kopan uzvun soğukta saklanması hücre metabolizmasını azaltacağı için hücre ölümü de gecikecektir. Bu nedenle soğuk uygulama mutlaka yapılmalıdır. Uygulama için ideal sıcaklık +4 Co ‘dir. Çok fazla soğuk dokuların donarak ölmesine sebebiyet vermektedir.

Kopma ile birlikte olan yaralanmalar da ciddi  sorunları beraberinde getirebilir. Özellikle büyük kopuklar (kol, bacak, el, ayak) büyük vücut travmaları ile birlikte olduklarından bu hastalar en yakın hastaneye götürülerek gerekli acil tedavisini takiben, kol veya bacağın replantasyonu için mikrocerrahi bulunan el cerrahisi merkezine götürülmelidir.

Uzuv kopması sonrasında büyük bir panik yaşanmaktadır, ancak kopan uzvun büyüklüğüne göre 4-8 saatlik bir zaman olduğu unutulmamalıdır. Yaşanan panik esnasında, trafik kazalarına ve bu kazalara bağlı ağır yaralanmalara, hatta ölümlere çok sık rastlanmaktadır. Bu nedenle kopmadan sonra 4-8 saatlik süre olduğu, panikle hareket edilmemesi gerektiği unutulmamalıdır. Parmaksız, kolsuz ya da elsiz yaşanabilir; ancak panikle yaşanan ağır bir yaralanma hayata mal olabilir.

Kopan Uzvun Hazırlanması

  • Kopan uzuv kaba pisliklerden temizlendikten sonra kurumaması ve direk buza temas etmemesi için temiz ve hafif nemli bir beze sarılmalıdır. Uzvun buza, bez olmadan temasında +4 Co yi sağlamak mümkün olmamaktadır.
  • Nemli beze sarılan uzuv, su geçirmeyecek bir poşet içine konularak, ağzı iyice kapatılmalıdır. Suyun uzuv ile teması olmamalıdır.
  • Su geçirmeyecek bir poşet içine konan uzuv, kırık buzlu ya da buzlu su içeren bir başka poşet ya da kap içine konulmalıdır. Kırık buz veya buzlu su; uzvun her yerini soğutmasını sağlamak içindir. En ideali buzlu sudur.

Kopma Bölgesinde Yapılması Gerekenler

-Öncelikle uzvun koptuğu yerde kanama kontrolü dikkatle ve etkin bir şekilde yapılmalıdır. Zira uzvun takılması  sırasında gerekli olan damar-sinir yapılarına zarar verilmemelidir. Bu arada dokulara zarar verecek tentürdiyot ve benzeri antiseptik solüsyonlar kullanılmamalıdır.

-Temiz su ile yıkamak çoğu zaman yeterlidir. Kanamayı durduracak en iyi işlem; bir gazlı bez tomarının kanayan damar üzerine direk baskı yapacak şekilde kompresyondur. Bu baskının devamlılığının sağlanması için üzerine elastik bandaj uygulanmalıdır. Kanamaya mani olunamıyorsa, kontrollü geçici turnike yapılabilir. Ancak çok mecbur kalınmadıkça yukardan turnike yapılmamalıdır.