Facebook   Twitter
Anasayfa Bize Ulaşın S.S.S  
 
 
Hastanemiz   |   Birimlerimiz   |   Doktorlarımız   |   Anlaşmalı Kurumlar   |   İnsan Kaynakları   |   Ziyaret Kuralları   |   İletişim
 GÜNCEL HABER
 
  Azerbaycanlı Hekimler Küçükyalı Delta Hospital'ı Tercih Ettiler...
  Delta Hospital BGM Sağlık Sponsorluğu
  İHH Teşekkür Beratı
  Okullu ve Sağlıklı
  İstanbul Ligi'ne Sağlık Sponsoru Olduk
  “Kardeşlerimizden Yardım Konvoyu” ndayız!
  Aramıza Yeni Bir Hekim Daha Katıldı!
 
 
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı 

 

KIRIM - KONGO KANAMALI ATEŞİ NEDİR ?

Kırım - Kongo Hemorajik Ateş (KKHA), keneler tarafından taşınan Nairovirüs isimli bir mikrobiyal bir etken tarafından neden olunan ateş, cilt içi ve diğer alanlarda kanama gibi bulguları ile seyr eden hayvan kaynaklı bir enfeksiyondur. Son yıllarda tedavide görülen gelişmelere rağmen, bu enfeksiyonlarda ölüm oranları hala yüksektir.

 

                                                 

 

Nasıl Tanınır ve Nerelerde Bulunur ?

Hastalığa neden olan keneler, otlaklar, çalılıklar ve kırsal alanlarda yaşar , küçük onal şekillidir. 6 YADA 8 bacaklı uçamayan ve sıçrayamayan hayvanlardır.  Kan emerek beslenir ve bu şekilde hastalık bulaştırılar.  Ülkemiz coğrafi özellikleri açısından kenelerin yaşaması ve türemesi için uygun bir yapıya sahiptir. Küçük kemiricilerde, yaban hayvanlarında, evcil memeli hayvanlarda ve kuşlarda konaklayabilmektedirler.  Bu nedenle başta Tarım ve Hayvancılıkla uğraşanlar, Veterinerler, Kasaplar, korunmasız olarak yeşil alanlarda bulunan herkes risk alıtnda sayılabilir.

 

Belirtileri Nelerdir?

Hastalığın oluşmadan önceki  kuluçka süresi 3 ile 9 gün arasındadır. Ateş, kızarıklık, baş ağrısı ve halsizlik gibi belirtilerle kendini göstermeye başlamaktadır.  Kesin tanısı için kandaki antikorların taranması gerekmektedir ve maalesef hastaya uygulanabilecek bir tedavisi bulunmamaktadır.

 

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Nasıl Kontrol Edilir ve Nasıl Korunulur?

 

1. İnsanlar kenelerden uzak tutulabilir ise bulaşma riskide önlenebilir. Bu nedenle de mümkün olduğu kadar kenelerin bulunduğu alanlardan kaçınmak gerekir. Kenelerin yoğun olabileceği çalı, çırpı ve gür ot bulunan alanlardan uzak durulmalı, bu gibi alanlara çıplak ayak yada kısa giysiler ile gidilmemelidir.

 

2. Bu alanlara av yada görev gereği gidenlerin lastik çizme giymeleri, pantolonlarının paçalarını çorap içine almaları yararlı olabilmektedir.  Ayrıca görevi nedeni ile risk grubunda yer alan kişilerin hayvan ve hasta insanların kan ve vücut sıvılarından korunmak için mutlaka eldiven, önlük, gözlük, maske v.b. giymeleri gerekmektedir.

 

3. Gerek insanları gerekse hayvanları kenelerden korumak için haşere kovucu ilaçlar (repellent) olarak bilinen böcek kaçıranlar dikkatli bir şekilde kullanılabilir. Haşere kovucular hayvanların baş veya bacaklarına da uygulanabilir; ayrıca bu maddelerin emdirildiği plâstik şeritler, hayvanların kulaklarına veya boynuzlarına takılabilir.

 

4. Kenelerin bulunduğu alanlara gidildiği zaman vücut belli aralıklarla kene için taranmalıdır.

 

5. Vücuda yapışmış keneler uygun bir şekilde  kene ezilmeden, ağızdan veya başından tutularak bir cımbız veya pens yardımıyla sağa sola oynatarak alınmalıdır. Isırılan yer alkolle temizlenmelidir. Mümkünse kenenin tanı için alkolde saklanması uygun olur.

 

6. Kene bulunma riski olan alanlara da belli zaman aralıklarıyla ilaçlamalar yapılması gerekmektedir.